Gerçek hayatın içinden gerçek hikayeler, yaşanmış hikayeler, ilginç hikayeler, gizemli hikayeler, duygusal hikayeler, korku hikayeleri ve ibretlik hikayeler ile dolu bir dünyaya adım atın! Bu kanalda, yaşanmış olaylardan alınan dersler, sıra dışı hikayeler ve şok edici gerçekler sizi bekliyor. Başarı hikayeleri, hayatta kalma mücadeleleri ve motivasyon dolu anlar ilham verirken, trajik aşk hikayeleri ve dram dolu hayat öyküleri yüreğinize dokunacak.
Gerilim ve korku sevenler için paranormal hikayeler, cin hikayeleri ve esrarengiz olaylarla dolu tüyler ürperten anlar sizi bekliyor! Gizemli vakalar, doğaüstü olaylar ve akıl almaz gerçekler, bilinmeyene olan merakınızı körükleyecek.
Ayrıca, dedektif hikayeleri, alternatif tarih olayları, psikolojik gerilim hikayeleri ve gizemli dostluk öyküleriyle de sürükleyici bir maceraya hazır olun. Gerçek dünyada yaşanmış gizemli olaylar ve inanılması zor ama gerçek hikayeler her hafta bu kanalda!
Eğer bilim kurgu, fantastik hikayeler ve mitolojik olaylar ilginizi çekiyorsa, efsaneler ve mitolojik canavarlar ile dolu bir dünyaya kapı aralayabilirsiniz.
Bunların yanı sıra, eğlenceli anılar, komik hikayeler ve kültürel öyküler yüzünüzde bir tebessüm bırakacak. Macera ve kahramanlık hikayeleri, sürükleyici kaçış öyküleri ve aksiyon dolu olaylar ise heyecan arayanları bekliyor!
Şehir efsaneleri, tarihten ilginç olaylar, trajik geçmiş hikayeleri ve şok edici gerçeklerle zaman yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?
📌 Gerçek hikayelerin izini sürmek için kanala abone olun ve bildirimleri açın!
📩 İletişim & İş Birlikleri: [email protected]
🎥 Kullanılan Kaynaklar ve Atıflar:
Stock Görseller & Videolar:
Pexels - https://www.pexels.com/
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
bir kadının suskunluğu bazen en büyük fırtınaların sessizliğidir o sabah doğan ikizlerin
0:06
gözlerinde iki farklı hayat parlıyordu kimse henüz bilmiyordu ama o iki bebek
0:12
aynı karında büyüyüp farklı kaderlere yürüyen iki yabancıydı
0:19
sabahın ilk ışıkları hastane penceresinden içeri süzülürken Lohusa odasında sıkışmış zaman ağır ağır
0:26
ilerliyordu melis yorgun gözleriyle kucağındaki iki minik bedene bakarken
0:31
içinden bir şeyin sonsuza dek değiştiğini hissediyordu doğumun acısı geçmişti ama kalbindeki sızı başka bir
0:38
yerden sızıyordu o acının adı pişmanlıktı ikizler tıpatıp aynı gün
0:44
doğmuştu ama biri babasına benziyordu diğeri bambaşka bir adama kollarında
0:50
tuttuğu ikizlerden biri sağında diğeri solundaydı isimlerini daha koymamışlardı
0:56
hastane dosyasında bebek A ve bebek B olarak geçiyorlardı şimdilik Melis'in
1:02
alnında ter damlaları hala parlıyordu yatağın ayak ucunda bir sandalyeye
1:08
oturmuş olan Emir gururlu bir tebessümle onları izliyordu inanamıyorum gerçekten
1:14
ikiz babası oldum." dedi hayranlıkla melis başını eğdi gözleri dolmuştu ama
1:20
ağlamadı boğazındaki düğüm kelimelerin dışarı çıkmasına izin vermiyordu emir
1:26
Melis'in elini tuttu "sen harikasın bu kadar acıya rağmen yılmadın artık dört
1:32
kişilik bir aileyiz." dedi melis yutkundu "dört kişilik." diye tekrarladı
1:37
fısıltıyla o kelimenin boğazına nasıl saplandığını bir tek o biliyordu o an
1:43
ikizlerden birinin gözleri aralandı ela renginde bir ışıltı vardı gözlerinde
1:49
melis ürperdi o ışıltı ona bir yüzü bir geceyi ve hayatını paramparça eden bir
1:55
anı hatırlatıyordu iki gün sonra hastaneden çıkarken bebeklere nihayet isim verildi sağ koldaki Emir'in yüz
2:03
hatlarına benzeyen bebek Kaan oldu sol koldaki gözleri bambaşka bir dünyaya
2:09
açılan diğeri ise Baran zaman geçtikçe herkesin içinde fark edemediği ama Melis'in her saniye
2:16
hissettiği bir gerçek büyümeye başladı ikizler sadece doğum gününü
2:21
paylaşıyorlardı kanlarını kaderlerini ya da babalarını değil ilk ü ay Melis sürekli ağlıyordu gece uykularında
2:29
irkilerek uyanıyor barana her baktığında içini saran vicdan azabıyla boğuluyordu
2:34
emir ise bebeklere babalık yapmaktan büyük mutluluk duyuyordu ikisini de aynı sevgiyle kucağına alıyor aynı şefkatle
2:42
öpüyordu bir gece bebekler 3 aylıkken Emir mutfağa su almak için kalktı
2:48
melis'i gece lambasının solgun ışığında Baran'ı kucağında tutarken gördü sessizce yanına
2:54
yaklaştı "bir sorun mu var?" diye sordu melis irkildi "yok." dedi aceleyle
3:02
sadece gazı var sanırım emir başını salladı baran'ın gözlerine baktı "bu
3:08
çocuk bambaşka bir şey sanki gözlerinde dünya yok başka bir şey var." dedi melis
3:15
cevap veremedi çünkü o gözlerde ne olduğunu biliyordu o gözler geçmişin
3:21
utancını taşıyordu iki yıl geçti kağan ilk adımlarını attı ardından Baran da
3:28
yürümeye başladı kağan Emir'e düşkündü babası geldiğinde koşarak kucağına
3:35
atlıyordu baran ise daha temkinliydi daha sessizdi melis içindeki suçluluğu
3:41
bastırmak için Baran'a daha çok sarıldı onu diğerinden daha fazla sevdiğini düşünmüyordu ama vicdanı hep
3:48
onunlaydı bir sabah Baran yüksek ateşle uyanınca Melis apar topar onu hastaneye
3:54
götürdü emir de yanlarındaydı doktor detaylı testler istedi kan grubu testine
4:00
kadar birçok şey yapıldı sonuçlar birkaç gün sonra açıklandı o gün Emir hastaneye
4:05
tek başına gitti doktor sonuçları önüne koyarken yüzü ciddiydi sayın Emir Karaca
4:12
dedi baran sizin biyolojik çocuğunuz değil emir bir an hiçbir şey söyleyemedi
4:18
nasıl yani diye fısıldadı kan grupları ve genetik eşleşmeler bunu gösteriyor bu
4:24
tarz durumlar nadirdir ama mümkündür bebekler aynı karından doğmuş olsa bile
4:30
biyolojik olarak sadece biri size ait o an dünya başına yıkıldı yıllardır içinde
4:36
bastırdığı şüphe bir tsunami gibi önüne ne varsa süpürdü baran'ın Ela gözleri
4:42
yabancılığı Melis'in o geceki sessizliği hepsi birleşti ve korkunç bir gerçekle
4:48
tek bir cümlede vücut buldu beni kandırdı eve döndüğünde çocuklar uyuyordu melis salonda oturuyordu
4:55
yüzünde yorgun ama sakin bir ifade vardı emir içeri girdiğinde Melis'in kalbine
5:02
çarpan sessizlik anladı başına gelecekleri elindeki zarfa sarılı raporu masaya koydu söyle bana dedi hangisi
5:10
benim oğlum melis sustu gözleri doldu ama ağlamadı başını eğdi baran değil
5:16
dedi kısık bir sesle emir elini yumruk yaptı gözleri kıpkırmızıydı ben ona baba
5:22
dedim dedi dişlerinin arasından onun ilk adımlarında yanındaydım gece ağladığında
5:28
uykusuz kaldım ateşi çıktığında dua ettim sen sen bunu nasıl yaptın melis
5:35
ayağa kalktı sana zarar vermek istemedim bir defaydı zayıf bir andı o adamla bir
5:41
geleceğim yoktu sadece sadece geçmişin bir lanetiydi emir bağırdı lanetse neden
5:48
bana bulaştırdın neden bu masum çocukları bu yalanın içine soktun o
5:53
sırada küçük ayak sesleri duyuldu baran uykulu gözlerle kapıda belirdi baba dedi
5:59
kısık sesle emir göz göze geldi onunla kalbi paramparça oldu elini uzatacak
6:05
gibi oldu ama sonra geri çekti başını çevirdi o an içindeki sevgi kırılmış bir
6:11
cam gibi darmadağın olmuştu kağan'ın odasına yöneldi onu kucağına aldı onu
6:17
alıyorum dedi Melis'e benim olanı melis koştu lütfen yapma dedi ağlayarak onlar
6:24
kardeş onları ayıramazsın emir kapıya yöneldi kardeşler belki ama aynı babaya
6:30
sahip değiller ve ben bu ihaneti affedemem." dedi kapıyı sertçe kapattı
6:37
ardından bir sessizlik bıraktı baran kapının önünde oturmuş gözyaşlarını
6:42
anlamaya çalışıyordu melis yere çöktü yüzünü ellerine gömdü o gece bir ev
6:48
ikiye ayrıldı ikizler farklı dünyalara savruldu ve Melis'in içinde bir fırtına
6:55
daha yeni başlamıştı yıllar geçmişti takvim yaprakları birer birer düşerken
7:00
ikizlerin hayatı birbirinden habersiz bambaşka yönlerde akıp gitmişti her biri
7:06
kendi boşluğuyla büyümüş yarım kalmış hikayelerin içinde eksik parçalarını aramaya başlamıştı kaan 13 yaşına
7:13
gelmişti emir'in yanında büyümüş disiplinli ve içine kapanık bir çocuk olmuştu
7:19
gözlerinde yıllardır çözülememiş bir arayış vardı babasının ona her zaman
7:24
dürüst ve sevgi dolu yaklaşmasına rağmen içinde derin bir eksiklik hissediyordu
7:30
sanki göğsünün tam ortasında ismini koyamadığı bir boşluk vardı bir sabah
7:35
kahvaltı sofrasında ekmeğini süte batırırken emir sessizliğini bozdu
7:40
okulda yeni arkadaşlarınla aran nasıl diye sordu kaan başını kaldırmadan
7:46
"İyi." dedi kısa bir yanıtla emir duraksadı onun bu suskunluğu yıllardır
7:52
bitmemişti içten içe biliyordu ki Kaan bir şeylerin farkındaydı ama çocuğunu bu
7:58
gerçeğin ağırlığıyla yüzleştirmeye cesaret edememişti en azından henüz öte yandan Baran onun hayatı bambaşka bir
8:05
yöne savrulmuştu melis'le birlikte küçük bir kasabada mütevazı bir evde
8:10
yaşıyorlardı melis tüm zamanını Barana adamıştı onu mutlu etmek sevgisiyle
8:16
sarıp sarmalamak için her şeyi yapıyordu ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın Baran da
8:22
kardeşi gibi eksikti geceleri uykusunda bir şeyler sayıklıyor bazen ağlayarak
8:27
uyanıyor kağan nerede diye fısıldıyordu bilinçaltı bir bağın eksik
8:33
olduğunu ona sürekli fısıldıyordu bir akşamüstü Baran okuldan döndüğünde elinde bir broşürle geldi
8:41
melis'e uzattı anne okulda soy ağacı projesi yapacağız." dedi melis'in elleri
8:46
titredi "soy ağacı mı?" diye sordu baran başını salladı "evet ailemizi
8:53
köklerimizi araştıracağız büyükanne büyük baba kuzenler hepsini yazacağız."
8:58
Öğretmen dedi ki "Kendinizi tanımak istiyorsanız nereden geldiğinizi
9:05
bilmelisiniz." Melis dona kaldı bu sözler yıllardır bastırdığı gerçekleri
9:10
yüzüne tokat gibi çarpmıştı o an bir şey fark etti artık yalan söyleyemezdi çünkü bu çocuklar büyüyordu
9:18
ve hakikat eninde sonunda onları bulacaktı o gece yatak odasında tek
9:23
başına otururken eline eski bir kutu aldı içinde bebeklik fotoğrafları
9:28
hastane bileklikleri Emir'in yazdığı ilk mektup ve bebeklerin ayak izleri vardı
9:34
kutunun en altında yıllar önce yırtıp ama atmaya cesaret edemediği DNA sonuçları duruyordu baran'ın babası emir
9:42
değildi gerçek babası ise bir başkasıydı melis o adamın adını bile
9:48
anmak istemiyordu ama Baran o eksik parçayı hissediyordu tıpkı Kaan gibi
9:55
ertesi gün okul çıkışında Baran annesine sordu anne benim hiç kardeşim oldu mu
10:01
melis dondu gözleri doldu neden sordun bunu dedi baran omuz silkti bazen
10:08
rüyamda bir çocuk görüyorum benimle aynı yaşta aynı yüz ama başka bir hayat
10:14
yaşıyor göz göze geliyoruz ama birbirimize dokunamıyoruz melis'in kalbi
10:19
paramparça oldu 13 yıl boyunca her gün içinde taşıdığı acı o anda Baran'ın
10:25
kelimeleriyle dışa vurulmuştu o gecenin günahı iki çocuğun rüyasına bile sirayet
10:31
etmişti melis ellerini oğlunun omzuna koydu "evet" dedi titrek bir sesle
10:37
"senin bir kardeşin var." Baran'ın gözleri büyüdü "gerçekten mi?" Melis
10:43
başını salladı ama onu yıllardır görmedik zamanında yapılan bazı hatalar
10:48
bizi ayırdı "ben çok pişmanım ama sana yalan söylemek istemiyorum artık." Baran
10:53
içini çekti "onu bulabilir miyiz?" Melis yutkundu bilmiyorum." dedi "ama istersen
11:00
birlikte arayabiliriz." Aynı gün Emirde başka bir gerçekle yüzleşiyordu kaan
11:07
bilgisayarının başında eski fotoğraflara göz gezdiriyordu bir klasörün içindeki dosyada bebeklik fotoğraflarında
11:14
annesinin kucağında başka bir bebek gördü kendisinden ayırt edemediği kadar benzer bir bebek yanına gelen Emir'e
11:21
sordu "bu kim?" Emir nefesini tuttu "o." dedi o senin kardeşindi kaan kaşlarını
11:28
çattı neden hala kardeşim değil de kardeşindin diyorsun emir başını eğdi
11:34
çünkü o başka bir hayata savruldu onu bıraktık seni alıp çıktım onu annenle
11:41
bıraktım çünkü o benim çocuğum değildi kağan yerinden fırladı ne diyorsun sen
11:47
emir oturduğu sandalyeden kalktı sana şimdiye kadar bunu söylemek istemedim
11:52
ama artık büyüdün gerçeği bilmeye hakkın var annen seni ve onu aynı anda doğurdu
11:58
ama babalarınız farklıydı kağan duvara bakarak derin bir nefes aldı sonra
12:03
başını çevirdi onu bulmam lazım dedi kararlılıkla emir başını salladı zaten
12:10
seni tutamam." dedi "bu vicdan yükü yıllardır beni de ezdi belki bu sizi
12:15
biraz olsun hafifletir." Böylece iki ayrı evde iki ayrı çocuk aynı gün aynı
12:20
kararı verdi aramak ama yolları birbirinden uzaktı ellerinde ne bir
12:26
adres vardı ne bir ipucu sadece kalplerinin derinliklerine kazınmış bir eksiklik hissi baran kasabanın tek
12:33
internet kafesinde eski sosyal medya platformlarını araştırıyordu kaan ise okul
12:39
kütüphanesinde şehir kayıtlarını karıştırıyor eski hastane bilgilerine ulaşmaya çalışıyordu aramalar aylar
12:46
sürdü birbirlerine birkaç defa çok yaklaştılar ama asla karşılaşamadılar
12:52
sanki görünmeyen bir el onları hep ayrı yönlere çekiyordu ve Melis onun hayatı
12:58
çok daha farklı bir yönde ilerliyordu küçük kasabadaki herkes onun geçmişindeki hikayeyi öğrenmişti
13:06
fısıltılar arasında adı geçiyor markette arkasından bakılıyor eski arkadaşları selam vermiyordu kocasını aldatıp çocuk
13:13
yapan kadın olmuştu adı mahallenin vicdanı onun üzerinde kararını vermişti
13:18
bir gün Baran okuldan döndü ve annesinin ağladığını gördü elindeki fırça yere düşmüş boya kovası devrilmişti anne ne
13:27
oldu?" diye sordu melis gözyaşları içinde söyledi "sana daha iyi bir hayat
13:33
veremedim hem seni hem kardeşini eksik büyüttüm beni affedebilir misin?" Baran
13:39
sarıldı ona "sen benim annemsin başka kimsem yok ama kardeşim olmadan da eksik
13:46
hissediyorum." O gün Melis çok uzun süredir çalmadığı bir numarayı aradı telefon çaldı çaldı sonunda açıldı emir
13:54
dedi titrek bir sesle emir sustu nefes bile almadı
14:00
çocuklarımız birbirlerini arıyorlar dedi Melis emir derin bir nefes aldı benim
14:06
artık seninle bir bağım yok melis ağladı ama çocukların var emir uzun bir
14:13
sessizlikten sonra sadece şunu söyledi belki bir gün onlar için bir araya
14:18
gelmeliyiz ve işte o gün çok yakın bir gelecekteydi gri bir gökyüzünün altında
14:25
rüzgar bir şehirden diğerine hafifçe esiyordu sanki uzaklarda iki kalbi
14:30
birbirine yaklaştırmak için yıllardır yönünü bekliyordu baran o sabah erkenden
14:36
uyanmıştı annesinin sessizce kahve yaptığına şahit oldu masaya oturdu
14:42
elindeki defteri açtı içinde çizdiği bir harita topladığı küçük notlar ve bir
14:48
isim vardı kaan başka hiçbir bilgi yoktu ama bu isim rüyalarında bile
14:55
yankılanıyordu melis göz ucuyla oğluna baktı "bugün farklısın." dedi baran
15:01
başını kaldırmadan "Bugün onu bulacağımı hissediyorum." dedi melis derin bir nefes aldı "sana yardım edeceğim." dedi
15:09
"arık bir şeyleri düzeltmek istiyorum ne pahasına olursa olsun." O esnada başka
15:14
bir şehirde emir pencere önünde oturuyor elindeki eski bir mektuba bakıyordu
15:20
mektubu yıllar önce Melis yazmıştı onu terk ettiğinde yatağın üstüne bırakmış
15:25
sessizce çıkıp gitmişti kağıdın kenarları yıpranmıştı ama kelimeler hala
15:31
tazeydi "eğer bir gün seni affetmeyi öğrenebilirsem çocuklarımız için bir masa etrafında oturmak isterim."
15:38
yazıyordu satırların sonunda emir bu sözleri okuduğunda bir şey oldu
15:44
kalbindeki öfkenin küllerinden yeni bir karar doğdu kendisi affedemese de
15:49
çocuklarına bir gelecek borçluydu telefonu eline aldı melis'in numarasını çevirdi karşı taraf hemen açtı "onları
15:57
bir araya getirmeliyiz." dedi Emir doğrudan melis'in sesi titredi "bunu
16:02
gerçekten istiyor musun?" "Hayır." dedi Emir "ama yapmam gerektiğini biliyorum o
16:08
gün ikisi de hayatlarında ilk kez geçmişten ileriye doğru yürümeye karar
16:14
verdiler hafta sonu geldiğinde Baran annesiyle birlikte büyük şehre doğru yola çıktı otobüsün penceresinden dışarı
16:21
bakarken kalbi hızlı hızlı atıyordu hayatında ilk defa bir boşluğu
16:26
dolduracakmış gibi hissediyordu kaan ise babasıyla birlikte aynı saatlerde şehir
16:32
merkezine gitmek için hazırlanıyordu emir ona biriyle tanışacaksın dedi ama bu herhangi biri
16:40
değil kaan'ın gözlerinde bir kıvılcım belirdi kardeşim mi emir başını salladı
16:46
evet dedi ikiz kardeşin kaan'ın boğazı düğümlendi ya beni istemezse Emir onun
16:53
omzuna dokundu o da seni arıyor Kaan yalnız olmadığını hissediyor şehir
16:59
merkezindeki eski bir kitap kafede buluştular emir daha önce mekanı seçmişti sessizdi köşede bir masa vardı
17:06
ve içeride nostaljik bir müzik çalıyordu giriş kapısı çaldığında Melis ve Baran içeri girdi kaan annesini yıllardır ilk
17:14
kez görüyordu yüzüne baktığında bir yabancıyı değil yıllardır rüyalarına
17:20
giren kadını gördü ama gözleri hızla yanındaki çocuğa kaydı baran da Kaan'ı
17:25
gördü aynı yüz aynı gözler aynı yaş aynı
17:31
çizgiler ama bambaşka bir duruş başka bir gölge ikisi de konuşamadı sadece
17:39
baktılar sanki yıllar süren yalnızlık suskunlukla dökülüyordu gözlerinden
17:44
melis sessizliği bozdu işte dedi bu sizin hikayeniz artık kaan gözlerini
17:51
kırpmadan rüyamda seni gördüm dedi Baran'a baran gülümsedi ben de seni
17:57
birbirlerine yaklaştılar sarılmadılar konuşmadılar sadece omuz omuza oturdular
18:04
iki farklı hayat tek bir masada birleşmişti o gün saatlerce konuştular
18:10
her şeyi öğrendiler ayrılığın sebebini annelerinin hatasını babalarının
18:15
suskunluğunu ama en çok da birlikte olmanın ne kadar değerli olduğunu hissettiler emir ile Melis ise aynı
18:22
masada oturdukları ilk andan beri göz göze gelmemişti sessizlik içinde çocuklarını izliyorlardı içlerinden her
18:30
biri birbirine bir şey söylemek istiyordu ama kelimeler yetersizdi en
18:35
sonunda Emir konuştu seninle tekrar aynı masada oturmak kolay değil melis başını
18:41
eğdi biliyorum dedi ama bu çocuklar için bunu yapmamız gerekiyordu emir içini
18:47
çekti seninle yaşadıklarımız benim hayatımı değiştirdi kalbimi parçaladı
18:53
melis gözyaşlarını tutamadı ben çok pişmanım Emir o gün olanları geri alamam
18:59
ama bugün sana teşekkür edebilirim kağan'ı yetiştirdiğin için onu sevdiğin için emir'in sesi titredi baran da mutlu
19:06
olmuş onu sen büyüttün bu senin hakkını teslim eder ilk kez birbirlerine
19:13
baktılar yüzlerinde birer kırgınlık izi vardı ama artık bu izmanlık değil
19:20
yılların bıraktığı yorgunluktu baran bir anda söz aldı artık birlikte olabilir
19:25
miyiz kaan da ekledi aynı evde yaşamak istiyorum her sabah onunla kahvaltı
19:31
etmek okuldan birlikte dönmek melis ve Emir birbirlerine baktı o an karar
19:36
verilmişti bu çocuklar için bir araya gelmek gerekiyordu emir yavaşça başını
19:42
salladı deneyeceğiz." dedi ve böylece yıllar sonra dört kişilik bir aile
19:48
yeniden bir araya geldi aynı çatı altında yaşamak kolay olmadı kaan ile Baran hızla kaynaştı kardeşlik duyguları
19:56
içgüdüsel bir şekilde kabardı aynı kitapları okudular aynı dizileri izlediler gece birbirlerinin odasında
20:03
uyuya kaldılar ama Emir'in içi rahat değildi melis'in gözlerine her baktığında geçmişin hayaleti bir kez
20:10
daha canlanıyordu affetmek kolay değildi unutmak ise imkansızdı melis bir gün
20:17
mutfakta yemek yaparken Emir içeri girdi sessizce onu izledi elinde eski bir
20:23
bileklik vardı kaan'ın doğduğu gün hastaneden getirdiği küçük plastik bileklik "her gece onunla uyuyordum."
20:30
dedi emir seni affetmeye çalışırken Melis döndü "ve başaramadın değil mi
20:36
emir başını salladı." "Hayır ama onun hatırı için deniyorum." Melis yaklaştı
20:43
"sana tekrar yalan söylemeyeceğim sana tekrar zarar vermeyeceğim ama ne yazık
20:48
ki bu sözler bir gün bozulacaktı çünkü bazı insanlar gerçekten değişmiyordu ve
20:54
bazen bir yalan ikinci kez söylendiğinde daha da büyük bir yıkıma yol açıyordu ev
21:00
bir süreliğine huzurun adresi olmuştu dört kişilik aile yeniden birlikte yaşarken kahkahalar akşam yemekleri ve
21:07
birlikte geçirilen hafta sonları adeta kayıp yılları telafi eder gibiydi kağan
21:13
ile Baran artık ayrılmaz bir ikili olmuştu aynı okulda okuyorlardı aynı
21:18
arkadaş çevresine sahiptiler hatta çoğu zaman aynı cümleleri aynı anda kuruyor
21:24
çevredekilere siz kesin ikizsiniz dedirtiyorlardı bir akşam salonda film
21:29
izliyorlardı baran başını abisinin omzuna yasladı iyi ki seni bulmuşum." dedi kaan gözlerini kapatıp gülümsedi
21:37
"ben de seni ikisinin de kalbi sıcaktı ama Emir'in içi buz gibiydi." Melis'e
21:42
bakarken içinde hep bir huzursuzluk hissediyordu yüzü gülüyor yemekler yapıyor çocuklarla ilgileniyor ama yine
21:50
de o kadını tanıyordu gözlerindeki gölge hala oradaydı ertesi sabah Emir işe gitmek
21:57
üzere hazırlandı kravatını düzeltirken Melis yanına geldi bugün biraz geç
22:03
çıkacağım." dedi emir başını kaldırmadan nereye diye sordu melis biraz duraksadı
22:09
eski bir arkadaşımla kahve içeceğim kim diye sordu Emir gözlerini onun gözlerine
22:15
dikerek melis gülümsedi ama sesi hafif titriyordu üniversiteden biri Ayşe
22:22
Emirbaşını salladı peki geç kalma melis evden çıkarken arkasına bile bakmadı
22:29
emir ise pencerenin önüne geçti ve onu uzaklaşırken uzun süre izledi kalbindeki
22:34
kıpırtı ne yazık ki boşa değildi ertesi gün Emir işe erken çıktı ama bu bir
22:40
yalandı aslında o sabah gizlice bir dedektifle görüşmeye gitmişti içi rahat
22:46
değildi şüpheleri bir şekilde doğrulanmalıydı dedektif bir hafta içinde Melis'in sık sık bir kafede
22:52
biriyle buluştuğunu kahkahalarla saatler geçirdiğini zaman zaman arabalarına binip şehir dışına çıktıklarını bildirdi
23:00
fotoğraflar kağıt gibi düştü Emir'in önüne birinde Melis bir adamın eline
23:05
dokunuyordu diğerinde omzuna yaslanmıştı gözlerindeki ifade yıllar önce Emir'e
23:11
bakarken taşıdığı ifadeyle birebir aynıydı emir fotoğraflara uzun süre baktı yutkundu konuşamadı boğazı
23:19
düğümlendi öfke değildi bu kırgınlık da değil bu tükenişti o akşam çocuklar
23:26
odalarında ödev yaparken Emir Melis'le salonda baş başa kaldı elindeki zarfı
23:32
masanın üstüne koydu "bana değiştim demiştin." dedi ama bazı insanlar
23:37
gerçekten değişmiyor değil mi melis'in yüzü dondu zarfı gördüğünde rengi attı
23:43
ellerini titreyerek kucağına aldı "beni takip ettin mi?" diye sordu kısık sesle
23:48
emir gözlerini kaçırmadı takip etmedim sadece gerçeği öğrenmek istedim çünkü
23:54
içim rahat etmiyordu çünkü bir kez yandım ikinci kez aynı ateşe dokunmamalıydım melis başını eğdi ben
24:02
bunu açıklayamam emir derin bir nefes aldı istemiyorum zaten ne yaparsan yap
24:08
çocuklar için burada kalacağım ama bundan sonra bana hiçbir şey borçlu değilsin ben de sana değilim melis'in
24:14
gözlerinden yaşlar süzüldü ben seni hala seviyorum emir kalktı hayır Melis sen
24:21
sadece yalnız kalmaktan korkuyorsun ertesi gün Emir çocukları alıp sahile
24:26
götürdü onlara bir şey belli etmedi ikizler sahilde koşarken Emir uzaklara
24:32
baktı baran geldi yanında oturdu neyin var baba emir dönüp ona baktı hiçbir
24:38
şeyim yok oğlum baran gülümsedi beni ilk kez böyle çağırdın emir bir an sustu
24:44
sonra gülümsedi çünkü artık öylesin sen benim oğlumsun her ne olursa olsun baran
24:50
gözlerini yaşla doldurdu ben deseni hep baba gibi sevdim zaten kaan da koşarak
24:56
geldi aralarına oturdu ailemizin ne kadar şanslı olduğunu biliyor musunuz
25:01
emir ikisine birden sarıldı biliyorum dedi sizin gibi iki evladım olduğu için
25:07
ne yaşarsam yaşayayım şükredeceğim ama o akşam Emir eve döndüğünde bavulunu
25:13
hazırlamıştı melis'e tek bir söz söylemeden misafir odasında yaşamaya başladı çocuklara işlerim yoğun dedi ama
25:20
kalbi her geçen gün biraz daha sessizleşiyordu melis ise geceleri yatakta yalnız yatıyor gözleri tavana
25:27
dikili kendi içindeki boşluğu seyrediyordu bu kez kaybettiğini biliyordu ama asıl acı bu kez
25:34
kazandığını düşündüğü her şeyin yine ellerinden kayıp gittiğini görmekti günler geçtikçe ikizler bir şeylerin
25:42
ters gittiğini hissetmeye başladı baran annesine yaklaşmadı artık kağan ise babasına daha çok sokuldu bir gün Kaan
25:50
Baran'a sordu bir gün biri bize yalan söylerse ne yaparsın baran uzun süre
25:55
düşündü sonra kim olduğuna bakarım dedi ama affetmek zor olur kaan başını
26:01
salladı ben annemi biraz daha tanımaya başladım baran sessizce arkasını döndü
26:06
ben de ilk kez ikizler birlikte büyümüş değil ama birlikte olgunlaşmış
26:12
gibiydiler anneye değil birbirlerine yaslanmayı öğreniyorlardı artık ve
26:17
böylece evin içinde görünmeyen çizgiler oluştu bir zamanlar yeniden birleşen
26:22
aile tekrar kırıldı ama bu kez sessizce bağırmadan kavga etmeden sadece içten
26:29
içe sönerek emir her sabah işe giderken çocuklarına sarılıyor ama Melis'e
26:34
bakmıyordu melis her akşam yemek hazırlıyor ama sofrada bir eksiklik hissediyordu bir gün Emir çocuklarla
26:41
odasında otururken Baran fısıltıyla sordu bir gün biz büyüyüp gittiğimizde
26:47
siz ne olacaksınız emir hiç düşünmeden cevap verdi biz birbirimize borcumuzu ödedik
26:55
gerisi Allah'a kaldı ama bir gün Melis evde kimse yokken aynaya bakarak kendi
27:01
kendine söyledi ben hep yanlış bir kalpte aradım sevgiyi ama işte hayat
27:08
böyleydi kimi insanlar affedilir kimi insanlar affettiği için bir ömür pişman
27:13
olurdu zaman geçiyordu yıllar birbirini kovalarken evin içindeki sessizlik
27:19
derinleşti kaan ve Baran artık 18 yaşına basmıştı aynı lisede son sınıfta
27:26
okuyorlardı hayat yüzlerine farklı ama derin çizgiler çizerken her biri kendi
27:33
sessizliğinde büyümeye devam ediyordu baran okulun edebiyat kulübüne üyeydi
27:38
yazmayı seviyordu hikayelerinde hep parçalanmış aileler yarım kalmış mutluluklar vardı kaan ise spora
27:46
yönelmişti okulun basketbol takımındaydı arkadaşları arasında popülerdi ama
27:51
kalbinde hep bir eksiklik vardı bir akşam eski defterleri karıştırırken
27:57
Baran'ın eline Emir'in yıllar önce çekmecesine koyduğu bir zarf geçti üzerinde hiçbir şey yazmıyordu merakına
28:05
yenik düştü ve zarfı açtı içinden çıkan fotoğraflar annesinin bir adamla olan
28:10
görüntüleriydi baran'ın gözleri büyüdü yüzü soldu fotoğraflar açıkça ihanetin
28:16
kanıtıydı gözlerinde annesinin bir başka adama yaslanışı dudaklarında başka
28:21
birine ait gülümseme vardı tam o sırada Kaan içeri girdi baran elindeki
28:26
fotoğrafları saklamaya çalıştı ama Kaan çoktan görmüştü bu da ne diye sordu Kaan
28:32
baran sessiz kaldı gözleri hala fotoğraflardaydı kaan zarfı elinden aldı
28:37
ve hızla içindekilere baktı dudaklarını ısırdı gözleri doldu "bu bizim küçükken
28:44
olan şey değil değil mi?" dedi baran başını iki yana salladı hayır
28:51
bu daha sonra olmuş babamla tekrar evlendikten sonra Kaan bir adım geriye
28:57
attı yani yani babam haklıydı o yüzden anneme bir daha dokunmadı o yüzden
29:04
onunla aynı evde yaşayıp yine de yalnız kaldı baran başını önüne eğdi o yüzden
29:11
hiçbir zaman anneme tam anlamıyla sarılmadık kaan dişlerini sıktı gerçek
29:17
baban kimdi senin onu hiç düşündün mü baran bir süre sustu sonra yavaşça
29:22
başını kaldırdı bilmiyorum ama artık merak ediyorum çünkü annem bize
29:28
yıllardır sadece yalan söylemiş o gece Kaan ve Baran sabaha kadar konuştu her
29:34
şeyi çocukluklarını babalarının tavırlarını annelerinin davranışlarını
29:40
hepsi yerli yerine oturuyordu şimdi yıllardır sessizce içlerini kemiren şüpheler artık netlik
29:47
kazanmıştı ertesi gün Melis mutfakta kahvaltı hazırlarken iki oğlunun karşısında dikildiğini gördü kaan
29:54
elindeki fotoğrafları masaya koydu bunlar ne anne melis'in eli
30:00
titredi gözleri fotoğraflara kaydı ve bir anlığına nefesi kesildi ben
30:06
açıklayabilirim." dedi baran konuştu "buna açıklama denmez bu ihanettir ve bu
30:12
ikinci kez oluyor." Melis boğazındaki düğümü yutmaya çalıştı "ben yalnızdım
30:18
emir benimle evliydi ama artık benimle değildi gözümde yoktu bile." Kaan
30:23
öfkeyle masaya vurdu seninle evliydi ama kalbini çoktan kaybetmişti bunu sen
30:29
sağladın baran daha sakin ama daha yaralayıcıydı bize bir aile veremeyeceğini en baştan söylemeliydin
30:36
melis'in gözleri doldu ben elimden geleni yaptım kaan acı bir gülümsemeyle baktı elinden gelen bu muydu aynı hatayı
30:44
iki kez yapmak mıydı melis oturdu ben sizi kaybetmek istememiştim baran ayağa
30:50
kalktı ama sen zaten hiç kazanmadın ki anne ikizler odalarına çekildi o geceden
30:56
sonra Melis'in etrafında dönen dünya sessizliğe gömüldü evin içinde yalnızlaşmıştı emir olanları biliyordu
31:04
zaten yıllardır bildiği şeyi çocukların da öğrenmiş olması onu sadece daha da sessiz yapmıştı bir gece Baran Emir'in
31:13
odasına girdi baba dedi "sen her şeyi yıllar önce öğrendin değil mi?" Emir
31:19
başını salladı "evet peki neden kaldın emir oğlunun gözlerine
31:25
baktı sizin için Kaan için senin için bir aile olabilme ihtimali için belki
31:31
bir mucize olur diye baran sessizce başını salladı ama mucizeler sadece
31:38
filmlerde oluyor emir gülümsedi bazen gerçek hayat filmlerden daha
31:44
acımasızdır baran gözlerini yere indirdi ben gerçek babamı tanımak istiyorum
31:51
emir bu cümleye hazırlıksız yakalanmış gibiydi bunu uzun zamandır düşündün mü
31:57
baran başını salladı evet ama önce seni tanımam gerekiyordu çünkü sen benim
32:03
hayatımda gerçek anlamda baba olan tek kişisin emir'in gözleri doldu barana
32:08
sarıldı ne olursa olsun seni her zaman seveceğim." dedi ertesi gün Baran
32:14
annesinden ilk kez açık açık sordu benim gerçek babam kim melis'in dudakları
32:20
titredi yıllardır söylemekten korktuğu cümleyi artık saklayamazdı adı Kerem
32:25
dedi o yıllar önce evliydi ilişkimiz sadece bir hataydı beni hiçbir zaman
32:31
sevmedi senin doğduğundan bile haberi yok baran başını salladı yani bir hayal
32:37
uğruna beni geride bıraktı melis ağladı ben seni seviyorum ne olursa olsun baran
32:44
gözlerini onun gözlerine dikti ama ben artık seni sevmeyi bilmiyorum melis o
32:50
gece aynanın karşısına geçti artık kırışıklıklarını solmuş gözlerini ve kalbindeki boşluğu seyrediyordu zamanla
32:57
her şeyi kaybetmişti emiri onu gerçekten seven tek adamı Kaan'ı ona baba gibi
33:04
bakan oğlunu ve Baran'ı gerçekten kendisinden olan ama en uzağına düşen
33:10
evladını Emir çocuklarını alıp birkaç günlüğüne şehir dışına çıktı
33:16
doğaya sessizliğe ama en çok kendilerine ihtiyaçları vardı bir akşam kamp
33:22
ateşinin başında otururlarken Kaan konuştu baba seni affettim emir
33:29
şaşırdı ben ne yaptım ki annemin ihanetini bile bile onu affettin bize
33:36
bir aile vermeye çalıştın bu kolay değildi baran da ekledi ama artık biz
33:42
kendi ailemizi kuracağız sen ben ve Kaan üç kişi de bir aile olabilir emir
33:49
ikisine sarıldı yıllar sonra ilk kez gerçekten bir bütün gibi hissediyordu
33:55
ama bu bütünlük artık Melis'in olmadığı bir yerdi emir çocuklarıyla geçirdiği o
34:01
birkaç günün ardından eve döndüğünde artık içinde bir karar vardı melis'le aynı evde yaşamak yıllar boyunca
34:08
taşıdığı yükten kurtulmak için yeterli olmamıştı kalbindeki yara zamanla kabuk
34:14
bağlamamış aksine daha da derinleşmişti o akşam mutfakta oturan
34:19
Melis'e yaklaştı kadın elinde kahve fincanıyla camdan dışarıyı seyrediyordu
34:25
sessizliği emir bozdu konuşmamız gerek melis gözlerini kaçırmadan konuşacak bir
34:31
şey kaldı mı dedi emir gözlerinin içine bakarak "Kaldı ama bu son olacak." Melis
34:38
yavaşça döndü gözlerinde yılların yorgunluğu yüzünde yaşanmamış mutlulukların gölgesi vardı sana yıllar
34:46
önce bir şans verdim." dedi Emir "birlikte yeniden başlayalım dedim oysa sen o şansı ikinci kez
34:52
mahvettin." Melis gözyaşlarını tutamadı "ben kendime bile tutunamıyorken sana
34:59
nasıl tutunabilirdim?" Emir başını salladı kaan'la Baran artık genç adamlar
35:05
kendilerine ait hayatları olacak benim de kendi yoluma gitme vaktim geldi melis
35:11
gözyaşları içinde ayağa kalktı lütfen bir kez daha dene bu kez her şey farklı
35:17
olur söz veriyorum emir yüzünü kadına çevirdi sözler senin için ne ifade
35:23
ediyor bilmiyorum ama benim için artık hiçbir anlamı kalmadı bu defa gitmem
35:28
gerek Melis kendimi affedebilmem için senden uzak olmam gerek melis dizlerinin
35:34
üzerine çöktü ama ben yalnız kalırım emir sessizce eğildi elini kadının
35:39
başına koydu zaten hep yalnızdın sadece biz vardık sanıyordun o gece Emir'i terk
35:46
etti kaan ve Baran'la vedalaştı onlara sarılırken gözleri doldu ama sesi titremedi çünkü bu onun kendi iç
35:53
huzurunu arama yolculuğuydu artık affetmenin bir anlamı kalmamıştı unutmadan yaşamak
36:00
gerekiyordu melis sabah uyandığında yalnızlığın sesiyle başa kaldı evin
36:05
duvarları üzerine üzerine geliyor aynalar geçmişi tokat gibi yüzüne çarpıyordu ev artık ne sıcak ne de
36:14
yaşanılabilirdi kağan okuluna geri döndü baran yazılarına sığındı her biri kendi
36:19
yaralarını sarmaya çalışıyordu bir sabah kapının zili çaldı melis ağır adımlarla
36:25
kapıyı açtı gelen tanımadığı bir adamdı elinde bir zarf vardı "melis hanım siz
36:31
misiniz?" diye sordu kadın başını salladı adam zarfı uzattı bu Kerem
36:37
Bey'den size gönderildi meclisin elleri titredi zarfı aldı adam gitti salona
36:43
geçti zarfı yavaşça açtı içinden sadece kısa bir not çıktı baran'a anlatamadığım
36:49
her şey için geç kaldım onu hiç tanımadım ama bir gün tanımayı isterim
36:54
sadece seni değil onu da terk ettiğim için pişmanım kerem Melis zarfın içine
37:00
tekrar baktı bir telefon numarası iliştirilmişti o gece Barana mektubu
37:06
gösterdi genç adam sessizce okudu sonra gözlerini annesine dikti ben onu tanımak
37:12
istiyorum." dedi melis başını salladı "senin kararın." Ertesi hafta Baran
37:18
Kerem'le bir kafede buluştu ilk anlar sessizlik içinde geçti ama sonra kelimeler birer birer geldi kerem
37:25
pişmandı çok geç kalmıştı ama oğluna sadece bir baba değil bir pişman olarak
37:31
yaklaşmaya çalışıyordu baran kafeden çıktığında derin bir nefes aldı kalbi
37:37
hafiflemişti belki bir baba değil ama bir gerçek öğrenmişti aylar geçti kaan
37:43
üniversiteyi kazandı baran bir yayınevinde editör olarak çalışmaya başladı emir başka bir şehre taşındı ama
37:51
çocuklarıyla hep iletişimde kaldı hayat yavaş yavaş yeni bir düzene oturuyordu
37:57
bir gün Emir posta kutusunda bir mektup buldu melis'tendi zarfta sadece birkaç
38:03
satır yazılıydı seni iki kez kaybettim ilki kendi ihanetimdi ikincisi kendini affetmene
38:11
izin vermememdi umarım bir gün sen beni affetmesen de ben kendimi
38:16
affedebilirim melis Emir mektubu sakladı cevap yazmadı artık söylenecek her şey
38:23
söylenmişti yıllar sonra Kaan evlendi baran ise ilk romanını yayımladı yarısı
38:29
ben yarısı yabancı kitabın kapağında iki çocuk vardı biri ağlıyordu diğeri
38:36
gülümsüyordu aralarında yalnızca bir gölge duruyordu anneleri kitap çok sattı
38:43
baran kitabı Emire'e imzalayıp gönderdi sana baba demek kelimelerden daha
38:49
kıymetliydi ve Melis bir sahil kasabasında küçük bir pansiyon işletmeye
38:55
başladı gözlerinden pişmanlık hiç eksik olmadı ama artık kimseyi kandırmadığı bir hayat yaşıyordu bir akşam tek başına
39:02
deniz kenarında otururken gözleri kapanmış halde mırıldandı insan en çok
39:08
kendine ettiği kötülüğü affedemiyor var
39:40
Yeah
#People & Society
#Family
#Marriage
#Death & Tragedy

