Gerçek hayatın içinden süzülüp gelen gerçek hikayeler, duygulara dokunan yaşanmış hikayeler, sizi içine çekecek gizemli hikayeler, şaşırtıcı ilginç hikayeler, yürek burkan duygusal hikayeler, ürkütücü korku hikayeleri ve düşündürücü ibretlik hikayeler ile dolu bir dünyaya adım atıyorsunuz.
Bu kanalda, yaşanmış olaylardan çıkarılan derslerle bezeli sıra dışı hikayeler, beklenmedik sonlara sahip dramatik anlatılar ve sizi derinden sarsacak şok edici gerçekler yer alıyor.
Hayatta kalma mücadeleleri, umut veren başarı hikayeleri ve yaşamın içinden gelen motivasyon dolu anlar, izleyiciye ilham verirken; bir yandan da trajik aşk hikayeleri ve dram dolu hayat öyküleri kalbinizin derinliklerine dokunacak.
Gerilim ve korku hikayeleri sevenler için, tüyler ürperten paranormal hikayeler, ürkütücü cin hikayeleri ve açıklanamayan esrarengiz olaylar bu kanalda sizi bekliyor.
Bilinmeyenleri keşfetmek isteyenler için, akıl almaz detaylarla dolu gizemli vakalar, gerçek hayata dayanan doğaüstü olaylar ve inanılması güç ama belgelenmiş gerçek hikayeler düzenli olarak paylaşılıyor.
Ayrıca, gizemin peşinden gitmeyi seven izleyiciler için dedektif hikayeleri, düşünmeye sevk eden psikolojik gerilim hikayeleri, merak uyandıran alternatif tarih olayları ve etkileyici gizemli dostluk öyküleri de içeriklerimiz arasında.
Her hafta yayınlanan yeni videolarla gerçek dünyada yaşanmış gizemli olaylar ekranlarınıza geliyor.
Bilim kurgu ve mitoloji tutkunları için ise fantastik hikayeler, efsaneleşmiş anlatılar ve unutulmaz mitolojik olaylar, gizemli efsaneler ve kadim mitolojik canavarlar eşliğinde karşınıza çıkacak.
Bunun yanında, içinizi ısıtacak eğlenceli anılar, tebessüm ettirecek komik hikayeler ve kültürel zenginlikleri yansıtan kültürel öyküler de sizi bekliyor.
Macera tutkunları için sürükleyici kaçış öyküleri, aksiyon dolu gelişmeler ve ilham verici kahramanlık hikayeleri de kanalımızda yer alıyor.
Tarihin bilinmeyen yönlerini keşfetmek isteyenleri, etkileyici şehir efsaneleri, tarihten ilginç olaylar, yürek burkan trajik geçmiş hikayeleri ve akıldan silinmeyecek şok edici gerçekler ile zaman yolculuğuna davet ediyoruz. Yaşanmış Gerçek Hikayeler kanalına hoş geldiniz...
🔔Gerçek hikayelerin izini sürmek için şimdi abone olun ve bildirimleri açarak hiçbir hikayeyi kaçırmayın...
Show More Show Less View Video Transcript
0:00
Hiç sevdiğiniz insana bakıp ona
0:02
haykırmak istediğiniz cümleleri
0:04
yutkunduğunuz oldu mu? O kelimeler
0:06
boğazınızda cam kırıkları gibi batarken
0:09
sadece gözlerinizle "Beni anla" diye
0:12
yalvardığınız o çaresiz anları yaşadınız
0:14
mı? İşte Adem tam da bu sessiz
0:18
fırtınanın [müzik] ortasındaydı. Kader
0:20
ona sayılı günler biçmişti. Oysa veda
0:23
etmek yerine her sabahını bir kitapçı
0:26
[müzik] vitrinin ardındaki o kumral kıza
0:29
laleye ayırdı. Aralarında tek bir kelime
0:32
bile geçmedi. Sadece bakışlar, alınan
0:35
kitaplar ve özenle yapılan hediye
0:37
paketleri.
0:39
Adem her gün o dükkandan aldığı [müzik]
0:41
kitapları evine götürdü. Dolabının en
0:44
karanlık köşesine sakladı. Ama o
0:47
paketleri asla açmadı.
0:50
Peki bir insan neden okumayacağı,
0:53
kapağını bile kaldırmayacağı kitapları
0:55
her gün aynı heyecanla satın alır? O
0:58
açılmayan [müzik] rengarenk ambalajların
1:00
altında ne saklıydı? Sadece kağıt kokusu
1:03
mu yoksa iki gencin kaderini
1:06
değiştirebilecek iskalanmış [müzik]
1:08
büyük bir sır mı? Bir anda zamanla
1:12
yarışan bir adamın korkusu, diğer yanda
1:14
sessizliğin içine hapsolmuş [müzik]
1:16
bir umut.
1:19
Dolabın kapağı aralandığında
1:21
göreceklerinize kalbiniz [müzik]
1:22
dayanacaksa hikayemize geçebiliriz. İyi
1:26
seyirler. [müzik]
1:33
>> [müzik]
1:34
>> Yaşanmış Gerçek Hikayeler kanalına abone
1:36
olmayı ve videoyu beğenmeyi ihmal etme.
1:42
Adem henüz 20'li yaşlarının başındaydı
1:44
ama ruhu asırları devirmiş yaşlı bir
1:47
çınarın yorgunluğunu taşıyordu
1:49
omuzlarında. Pencerenin pervazına
1:51
dayanmış, dışarıda akıp giden hayata
1:54
camın ardından bakıyordu. Doktorların o
1:57
soğuk, metalik bir tonda söyledikleri
1:59
cümleler zihninde yankılanıp duruyordu.
2:02
Zaman onun için artık ileriye doğru akan
2:04
bir nehir değil, yavaşça kuruy gölet
2:07
gibiydi. Vücudunu ele geçiren o amansız
2:10
hastalık ona veda vaktinin yaklaştığını
2:13
fısıldıyordu.
2:14
Bu yaşta bir insanın omuzlarına
2:16
yüklenmemesi gereken, hazmedilmesi
2:18
imkansız bir ağırlıktı bu. O da loştu.
2:22
Sadece perdenin aralığından sızan cılız
2:24
bir ikindi güneşi parkelerin üzerindeki
2:27
toz zerreciklerini aydınlatıyordu.
2:30
Adem günlerdir bu odadan çıkmamıştı.
2:33
Dışarıdaki kuş sesleri, çocuk
2:35
cıvıltıları, korna gürültüleri ona başka
2:37
bir evrenden gelen sesler gibi yabancı
2:39
geliyordu. Her akşam güneşin batışı ona
2:43
kendi güneşinin de yavaşça ufuk
2:45
çizgisinin altına kaydığını
2:46
hatırlatıyordu. Anlam veremediği bir
2:48
korku ve derin bir hüzünle harmanlanmış
2:51
bu bekleyiş evin duvarlarına sinmişti.
2:54
Alt katta mutfakta annesinin ayak
2:57
seslerini duyuyordu. Kadıncağız bir
3:00
gölge gibi sessizleşmişti son
3:01
zamanlarda.
3:03
Babasından kalan o emekli [müzik]
3:04
maaşıyla kıt kanaat geçindikleri bu evde
3:07
şimdi de evladının elinden kayıp
3:09
gidişini izlemenin çaresizliğiyle
3:11
kavruluyordu. Arada bir odaya giriyor.
3:14
Elinde bir bardak bitki çayı veya bir
3:16
kase çorbayla Adem'e bakıyordu. Gözleri
3:19
hep nemliydi ama ağlamıyordu. Adem'in
3:21
yanında dudaklarını ısırıyor, titriyen
3:24
çenesini saklamaya çalışarak, "Şu iç
3:26
oğlum, şifa olsun." diyordu sadece.
3:30
Adem annesinin bu çabasını gördükçe
3:32
kahroluyordu.
3:34
Keşke dedi kendi kendine fısıldayarak.
3:36
Keşke ona daha az acı verecek bir yol
3:38
olsaydı. Günler birbirinin kopyası gibi
3:41
geçiyordu. Bazen eline bir kitap alıyor.
3:44
Satırların arasında kaybolmaya çalışıyor
3:47
ama aynı sayfayı saatlerce okuduğunu
3:49
fark edip kitabı kenara bırakıyordu.
3:52
Bazen annesiyle televizyon karşısına
3:54
geçiyor, ekrandaki renkli görüntülere
3:57
boş gözlerle bakıyordu. Ekranda insanlar
4:00
gülüyor, koşuyor, tartışıyor, yaşıyordu.
4:04
Onlar için yarın diye bir şey vardı.
4:07
Adem içinse yarın sadece belirsiz bir
4:10
ihtimaldi.
4:11
Haftalar süren bu eve kapanma hali
4:14
ruhunu iyice daraltmıştı.
4:17
O gün gökyüzünde parçalı bulutların
4:19
olduğu, rüzgarın hafifçe serin estiği
4:22
bir gündü. İçinde aniden mantıkla
4:26
açıklanamayacak bir dürtü belirdi. Sanki
4:28
görünmez bir el onu dışarıya o çok
4:31
korktuğu hayata çağırıyordu.
4:34
Üzerindeki pijamaları çıkardı. En
4:36
sevdiği kazağını giydi. Aynaya baktı.
4:40
Yüzü solgundu. Gözlerinin altı çökmüştü.
4:43
Ama göz bebeklerinde cılız da olsa bir
4:46
parıltı vardı. Merdivenlerden inerken
4:49
annesi mutfaktan çıktı. Elindeki bezi
4:52
sıkıca tutarak şaşkınlıkla ona baktı.
4:55
"Nereye gidiyorsun?" diye sordu. Sesi
4:58
titreyerek.
4:59
Adem ayakkabılarını giyerken başını
5:01
kaldırmadan sanki cevabı kendisi de
5:04
bilmiyormuş gibi duraksadı.
5:07
Sonra derin bir nefes aldı. Cevap
5:10
vermedi. Sadece kapıyı açtı ve kendini
5:13
sokağa attı.
5:15
Dışarıdaki hava yüzüne çarptığında ilk
5:18
hissettiği şey ciğerlerine dolan o taze
5:22
serinlik oldu. Sokak her zamanki
5:25
gibiydi. Köşedeki bakkal, kaldırımda
5:27
oynayan çocuklar, aceleyle bir yere
5:30
yetişmeye çalışan insanlar
5:33
yakındaki parka kadar yürüdü. Bacakları
5:35
biraz titriyordu. Uzun süredir
5:38
hareketsiz kalmanın verdiği bir
5:40
güçsüzlük vardı ama yürüdü. Boş bir bank
5:43
bulup oturdu.
5:45
Karşısındaki bankta genç bir çift
5:47
oturuyordu. Birbirlerine dondurma ikram
5:49
ediyorlardı. Biraz ileride bir baba
5:52
çocuğunu salıncakta sallıyordu.
5:54
İnsanları izledi. Yüzlerinde ne bir ölüm
5:58
korkusu ne de zamanın tükenişine dair
6:00
bir endişe vardı. Oysa hepsi bir gün bu
6:04
dünyadan gidecekti. Ama bunu
6:06
bilmiyormuşçasına, sonsuza kadar
6:08
yaşayacaklarmışçasına
6:10
şen şakrak yaşıyorlardı.
6:12
Bu umarsızlık, bu hafiflik Adem'in hem
6:15
canını yaktı [müzik] hem de tuhaf bir
6:18
huzur verdi. Hayat dedi içinden. Devam
6:22
ediyor. Bir süre sonra kalktı. Ayakları
6:25
onu sahile doğru götürdü. Denizin kokusu
6:28
burnuna dolduğunda çocukluğunda
6:30
babasıyla balık tuttuğu günler geldi
6:32
aklına. Vitrinlerin önünden geçti.
6:35
Kıyafetler, elektronik eşyalar,
6:38
oyuncaklar.
6:40
Hiçbiri ilgisini çekmiyordu artık. Tam
6:43
köşeyi dönmüştü ki eski ahşap çerçeveli
6:47
bir dükkanın önünde durdu. Burası bir
6:50
kitapçıydı.
6:51
Vitrininde tozlu ama değerli ciltler
6:54
duruyordu. Adem [müzik] tam geçip
6:56
gidecekti ki başını çevirip içeriye
6:58
baktı ve o an zamanın akışı bir kez daha
7:02
değişti. İçeride rafların arasında duran
7:05
bir siluet gördü. Vitrinin camından
7:07
yansıyan ışıkla yüzü aydınlanmıştı.
7:10
Kendi yaşlarında kumral saçları
7:12
omuzlarına dökülen bir kızdı bu.
7:15
Elindeki toz bezini bırakmış bir kitabın
7:17
kapağını inceliyordu. Adem olduğu yerde
7:21
dona kaldı. Kalbinin ritmi, hastalığının
7:24
verdiği o yorgun ritmi aşıp hızlandı.
7:27
İlk görüşte aşk denen o masalsı his
7:31
göğsünün tam ortasına yerleşiverdi.
7:34
Ayakları onu istemsizce kapıya
7:36
yönlendirdi. Kapıdaki küçük zil içeri
7:39
girdiğinde nazikçe çınladı. Kız başını
7:43
kaldırdı. Göz göze geldiler. Adem o an
7:47
nefes almayı unuttuğunu hissetti. Kızın
7:50
yüzünde o kadar duru, o kadar içten bir
7:53
ifade vardı ki Adem kendini çıplak
7:56
kalmış gibi hissetti. Kız gülümsedi.
8:00
Sanki yıllardır tanışıyorlarmış gibi
8:02
sıcak bir gülümsemeydi bu. "Hoş
8:05
geldiniz." dedi yumuşak bir sesle.
8:08
"Nasıl yardımcı olabilirim?"
8:11
Adem'in dili tutulmuştu. Kelimeler
8:13
boğazında düğümlendi. İçindeki o büyük
8:16
sırrın, o amansız derdin [müzik]
8:18
yüzünden okunmasından korktu. Bir an
8:21
ellerini nereye koyacağını bilemedi.
8:24
E evet diyebildi. Sadece sesi kendi
8:27
kulağına bile yabancı geldi. Gözlerini
8:30
kaçırdı. Rastgele en yakın rafa uzandı.
8:33
Eline gelen ilk kitabı çekti aldı. Ne
8:36
adına baktı ne de konusuna. Sadece o anı
8:39
kurtarmak, o atmosferin içinde biraz
8:42
daha kalabilmek istiyordu. Kitabı
8:44
tezgaha koydu. "Evet, bu kitabı, bunu
8:47
bana paketler misiniz?" dedi. Kız kitaba
8:50
şöyle bir baktı. Sonra tekrar Adem'e
8:53
döndü. Gözlerinin içi gülüyordu.
8:55
"Elbette." dedi. Adem kızın kitabı o
8:59
özenli parmaklarıyla sarışını [müzik]
9:01
izledi. Her hareketi bir şiir gibiydi.
9:04
Kağıdı katlayışı, bandı yapıştırışı.
9:07
Paket uzattığında parmakları birbirine
9:09
değecek kadar yakınlaştı ama değmedi.
9:13
"Buyurun keyifli okumalar." dedi kız.
9:16
Adem paketi aldı. "Teşekkür ederim."
9:19
diyebildi. Kısık bir sesle. Dükkandan
9:21
çıkarken kalbi yerinden fırlayacak
9:23
gibiydi. Hızlı adımlarla eve döndü.
9:26
Odaya girdiğinde nefes nefeseydi. Paketi
9:29
yatağının üzerine bıraktı. Açmadı.
9:32
içinde ne olduğunu bile bilmiyordu.
9:34
Dolabının kapağını açtı ve o güzelin
9:37
paketi hiç bozulmamış haliyle en üst
9:40
rafa karanlığa bıraktı. Kapağı kapattı.
9:44
Annesi kapının aralığından ona baktı.
9:46
Oğlunun yüzünde haftalardır görmediği
9:48
garip bir renk, yanaklarında hafif bir
9:51
pembelik vardı. Bir anlam veremedi ama
9:54
sesini çıkarmadı. Belki de Umut hiç
9:57
beklemediği bir yerden filizleniyordu.
10:00
Adem o gece uykuya dalarken hastalığını
10:03
değil lalenin gülüşünü düşünüyordu.
10:05
Yarın ilk defa korkutucu gelmiyordu.
10:08
Çünkü yarın o kitapçıya tekrar gidebilme
10:10
ihtimali demekti.
10:12
Ertesi sabah Adem'in odasındaki hava
10:15
dünkü gibi ağır ve kasvetli değildi.
10:18
Güneş yine aynı güneşti. Perdeler yine
10:22
aynı solgun perdelerdi ama Adem
10:25
değişmişti. Yatağından kalktığında
10:28
omuzlarındaki o görünmez yükün
10:30
hafiflediğini hissetti. Hastalığın
10:32
verdiği o kronik yorgunluk hala
10:34
damarlarında dolaşıyordu. Eklemleri
10:37
sızlıyordu ama ruhunda yeni bir ateş
10:39
yanmaya başlamıştı. Bu ateş onu hayata
10:42
bağlayan incecik pamuk ipliği kadar
10:45
narin bir umuttu. Kahvaltı masasında
10:48
annesi oğlunun yüzündeki bu değişimi
10:50
hemen fark etti. Adem tabağındaki
10:53
peynire çatalını isteksizce batırsa da
10:56
gözleri dalıp dalıp gidiyordu. O eski
11:00
donuk ve mat bakışların yerine ufukta
11:03
bir gemiyi bekleyen denizcinin heyecanlı
11:06
bekleyişi almıştı.
11:08
Annesi çayını yudumlarken [müzik]
11:10
dualar etti içinden. Sebebini bilmiyordu
11:12
ama oğlunun yüzüne kan gelmişti sanki.
11:16
Adem kahvaltısını alel acele bitirip
11:18
hazırlandı. Aynanın karşısında saçlarını
11:21
düzeltirken kendi kendine gülümsediğini
11:24
fark etti. "Delilik bu." dedi
11:26
fısıldayarak. "Sonu belli bir yolun
11:29
yolcususun Adem. Bu heves neyin nesi?"
11:32
Ama kalbi mantığının sesini
11:33
bastırıyordu. Ceketini giydi. Odaya
11:36
sinmiş ilaç kokusunu ardında bırakıp
11:38
sokağa çıktı. Yol dün olduğundan daha
11:40
kısa geldi. Kaldırımlar, ağaçlar,
11:42
dükkanlar sanki ona selam veriyordu.
11:45
Kitapçının bulunduğu sokağa girdiğinde
11:47
adımlarını yavaşlattı. Kalbi göğüs
11:50
kafesine sığmıyordu. Vitrinin önüne
11:52
geldiğinde derin bir nefes aldı ve
11:55
kapıyı itti. Zil sesi o pirinç zilin
11:59
çıkardığı [müzik] ince melodik ses Adem
12:02
için dünyanın en güzel senfonisiydi
12:04
artık. Lale tezgahın arkasında bir
12:07
şeyler yazıyordu.
12:09
Zilin sesini duyunca başını kaldırdı.
12:11
Adem'i görünce yüzünde beliren o
12:13
tanışıklık ifadesi, o nazik tebessüm
12:16
Adem'in içindeki bütün buzları eritti.
12:20
"Tekrar hoş geldiniz." dedi Lale. Sesi
12:23
yağmurlu bir günde içilen sıcak [müzik]
12:25
çay gibi huzur vericiydi. Adem
12:27
heyecanını bastırmaya çalışarak, "Hoş
12:30
buldum." dedi. Yine raflara yöneldi.
12:33
Aslında kitaplarla ilgilenmiyordu. Hangi
12:36
yazarın, hangi hikayenin olduğu umrunda
12:38
bile değildi. O sadece bu atmosferi, bu
12:41
kokuyu ve en çok da lalenin varlığını
12:44
solumak istiyordu. Eline rastgele kalın
12:47
ciltli bir roman aldı. Kapağına bile
12:49
bakmadan [müzik] tezgaha götürdü. "Bunu
12:52
da" dedi. Sesi hafifçe titreyerek, "Bunu
12:56
da paketler misiniz?" Lale Adem'in
12:59
gözlerinin içine baktı. Bir an belki de
13:01
bu sessiz ziyaretçinin hüznü
13:03
hissetmişti. Hiçbir şey sormadı. Sadece
13:07
tabii zevkle. Dedi. Adem Lalen'in
13:10
ellerini izledi yine. O eller kağıdı
13:12
katlarken sanki bir yarayı sarıyor gibi
13:15
özenliydi. Paketi uzattığında parmakları
13:18
bir anlığına birbirine teyet geçti. O
13:21
kısacık temas Adem'in vücudunda elektrik
13:24
akımı gibi dolaştı. "Teşekkür ederim."
13:26
diyebildi ve yine kaçar gibi çıktı
13:29
dükkandan.
13:30
Bu ritüel günlerce sürdü. Her sabah aynı
13:33
saatte evden çıkıyor. Aynı heyecanla
13:36
kitapçıya gidiyor. Rastgele bir kitap
13:39
seçiyor, paketletiyor ve tek kelime
13:42
konuşamadan eve dönüyordu.
13:45
Adem kelimelerin büyü bozumundan
13:47
korkuyordu sanki. Bir kelime etse ben
13:51
gidiyorum dese veya hastayım dese bu
13:54
rüyanın biteceğinden korkuyordu. O
13:56
yüzden susuyordu. Sadece gözleriyle
13:59
konuşuyordu. Eve getirdiği her paket
14:02
odasındaki dolabın içinde birikmeye
14:05
başladı. 1 3 5 10. Rengarenk hediye
14:09
paketleri açılmamış hazineler gibi
14:12
yığılıyordu raflara. Hiçbirini açmıyordu
14:15
Adem. Çünkü o paketlerin içinde kitaplar
14:18
değil, lalenin parmak izleri, nefesi ve
14:22
o dükkanın huzurlu havası saklıydı.
14:25
Onları açarsa içindeki büyü uçup
14:27
gidecekmiş gibi hissediyordu. Her paket
14:30
yaşanmamış bir günün, söylenmemiş bir
14:33
sözün simgesiydi.
14:35
Annesi oğlunun her gün elinde bir
14:38
paketle eve dönmesini hayretle ve gizli
14:41
bir sevinçle izliyordu. Odanın kapısı
14:44
açıkken dolabın içindeki o paket yığını
14:47
görüyordu. Bir anlam veremiyordu.
14:51
"Oğlum" diyordu bazen. "Neden açıp
14:53
okumuyorsun o kitapları?
14:55
Adem mahsum bir gülümsemeyle,
14:58
"Sonra, "Anne" diyordu. Zamanı gelince,
15:02
"Zaman Adem'in en büyük düşmanı ve en
15:06
kıymetli hazinesi. Haftalar birbirini
15:08
kovalarken Adem'in hastalığı da sinsi
15:11
bir gölge gibi ilerliyordu.
15:13
Bazen dükkandan dönerken başı dönüyor,
15:16
bir duvar dibine çöküp soluklanmak
15:17
zorunda kalıyordu. Rengi gün geçtikçe
15:20
daha da sararıyor. Gözlerinin feri
15:22
azalıyordu ama laleyi görme arzusu ona
15:26
insanüstü bir güç veriyordu. Her sabah o
15:28
yataktan kalkmasını sağlayan tek şey o
15:31
kitapçının kapısındaki zil sesiydi. Bir
15:34
akşam gücü iyice tükenmişti. Yatağına
15:37
uzanmış tavanı seyrediyordu. Annesi
15:40
elinde bir bardak suyla odaya girdi.
15:43
Yatağın kenarına oturdu. Oğlunun
15:46
alnındaki terleri sildi şefkatle.
15:49
"Adem!" dedi fısıltıyla.
15:52
Bir derdin var senin. Hastalık değil bu.
15:55
Sadece başka bir şey var yüreğinde.
15:58
Anlat bana.
16:00
Adem annesinin şefkatli ellerini tuttu.
16:03
Gözleri doldu. Artık bu yükü tek başına
16:06
taşıyamayacaktı.
16:08
Bir kız var anne. Dedi sesi titreyerek.
16:12
Kitapçıdaki kız adı ne? Kimdir, necidir
16:15
bilmiyorum ama sustu. Boğazı düğümlendi.
16:21
Annesi anlamıştı. Bir annenin yüreği
16:24
evladının sustuğu cümleleri bile
16:26
duyardı. "Seviyorsun" dedi yaşlı kadın.
16:30
Bir soru değildi bu. Bir tespitti. Adem
16:33
başını salladı. Gözünden bir damla yaş
16:36
süzülüp yastığa düştü. "Çok geç anne."
16:39
dedi hıçkırarak. "Benim için çok geç.
16:42
Ona ne verebilirim ki? Bir avuç kederden
16:45
yarım kalmış bir hikayeden başka neyim
16:47
var? Gidiyorum ben anne. Her gün biraz
16:50
daha gidiyorum.
16:52
Annesi oğluna sarıldı. İkisi de sessizce
16:55
ağladılar bir süre. Odanın sessizliğini
16:58
sadece hıçkırıklar ve duvardaki saatin
17:01
tik takları bozuyordu. Sonra annesi
17:03
Adem'in yüzünü avuçlarının arasına aldı.
17:06
Gözlerinin içine baktı. "Sakın öyle
17:09
deme." dedi kararlı bir sesle. Sevginin
17:12
zamanı olmaz oğlum. Bir gün bile olsa o
17:15
sevgiyi yaşamak hiç yaşamamaktan iyidir.
17:18
Git konuş onunla. Çekinme. Belki de o da
17:21
seni bekliyordur. Yarın ne olacağını
17:23
Allah bilir ama bugün senin. Bu an
17:26
senin. Kendine bu iyiliği yap.
17:30
Annesinin sözleri Adem'in yüreğindeki
17:32
külleri savurdu. bir kıvılcım çaktı
17:34
yeniden. Haklıydı annesi. Ölüm gelip
17:38
kapıyı çalana kadar hayat devam ediyordu
17:41
ve o kapı çalınana kadar sevmek onun da
17:43
hakkıydı.
17:45
"Tamam anne." dedi Adem gözyaşlarını
17:47
silerek, "Gideceğim. Yarın gideceğim."
17:51
Ve cümlesini tamamlayamadı ama
17:53
kararlıydı.
17:55
Ertesi sabah sadece bir kitap almaya
17:57
gitmeyecekti. Bu kez yüreğindekileri o
18:00
dükkana, o tezgaha, o kızın ellerine
18:03
bırakmaya gidecekti. Bu sessiz tiyatro
18:06
sona erecekti artık. Gece boyunca
18:08
uyuyamadı. Kafasında kurduğu cümleler,
18:11
yazdığı mektuplar birbirine karıştı.
18:14
Sonunda en sade, en yalın haliyle
18:18
anlatmaya karar verdi. Kelimelerle
18:20
değilse bile bir notla.
18:24
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Adem
18:26
hayatının en zorlu yolculuğuna
18:28
hazırlanıyordu. Giyinirken elleri
18:31
titriyor, kalbi göğüs kafesini
18:33
dövüyordu. Aynadaki aksine baktı. Yüzü
18:36
kireç gibi beyazdı ama gözlerinde tuhaf,
18:39
ateşli bir kararlılık parlıyordu.
18:42
Bugün sessizliğin hükmünü bozacağı
18:44
gündü. Bugün aylar süren o dilsiz
18:47
tiyatronun perdesini indireceği gündü.
18:50
cebinde gece boyunca defalarca yazıp
18:53
sildiği, buruşturup attığı kağıtlardan
18:55
sonra hazırladığı o küçük not yoktu.
18:58
Çünkü ne yazarsa yazsın hislerini tam
19:01
olarak ifade edememişti.
19:03
Oraya gidince dedi kendi kendine. Oraya
19:06
gidince o an ne hissediyorsam onu
19:09
yapacağım.
19:11
Evden çıkarken [müzik] annesi
19:12
koridordaydı. Oğlunun sırtını sıvazladı.
19:16
"Allah yardımcın olsun oğlum." dedi.
19:19
Adem annesinin bu duasında saklı olan
19:22
derin vedayı hissetti.
19:24
Annesi de biliyordu. Bu gidiş sadece bir
19:27
aşk ilanı değil. Aynı zamanda hayata
19:30
atılan son bir çengeldi. Sokaklar her
19:33
zamankinden daha gürültülü geldi Adem'e.
19:36
Arabalar, satıcılar, kuşlar, her ses
19:40
beyninin içinde yankılanıyordu.
19:43
Hastalığı bedenini içeriden kemiren o
19:45
sinsi düşman bugün kendini daha çok
19:47
hissettiriyordu. Nefesi daralıyor,
19:50
adımları sık sık birbirine dolaşıyordu.
19:53
Ama durmadı. O kitapçı dükkanı sanki
19:56
ulaşması gereken son limandı. Dükkanın
19:59
kapısına vardığında durdu. Soluklandı.
20:02
Camdan içeriye baktı. Lale oradaydı.
20:06
Yine o huzurlu haliyle rafları
20:08
düzenliyordu.
20:09
Adem kapıyı itti. Zil sesi bu kez bir
20:13
veda çanı gibi yankılandı kulaklarında.
20:16
Lale döndü. Adem'i görünce yüzü
20:18
aydınlandı. "Hoş geldiniz." dedi. Yine o
20:21
Billur sesiyle.
20:23
Adem bu sesi son kez duyuyor
20:25
olabileceğini düşündü. "Hoş buldum."
20:27
dedi Adem.
20:28
Sesi çatallıydı. İçeriye doğru yürüdü.
20:31
Rafların arasında gezinirken gözleri
20:34
kitaplarda değil, lalenin üzerindeydi.
20:37
Bir kitap seçti. Yine rastgele.
20:40
Kapağında ne yazdığının bir önemi yoktu.
20:42
Kitabı tezgaha koydu. Lale kitabı aldı.
20:47
Güzel bir seçim. Dedi gülümseyerek.
20:49
Paket yapıyorum. Evet. Dedi Adem.
20:52
Lütfen. Lale arkadaki paket kağıtlarına
20:55
uzanmak için tezgahın diğer tarafına
20:58
arkasını dönerek geçtiği o kısacık anda
21:00
Adem için zaman durdu. Önünde duran
21:03
küçük not kağıtları ve kalemi gördü. Bir
21:06
anda düşünmeden, planlamadan sadece iç
21:09
güdüleriyle hareket etti. Titreyen
21:12
elleriyle kalemi kaptı. O küçük kağıt
21:15
parçasının üzerine yüreğindeki o devasa
21:18
yangını iki kelimeyle özetleyiverdi.
21:21
Seni seviyorum.
21:23
Kalemi bırakmak üzereyken bir anlık
21:25
cesaretle altına titrek harflerle kendi
21:28
adını ve telefon numarasını da ekledi.
21:32
Adem kağıdı katladı. Lale arkasını
21:35
dönmüş, paketi sarmakla meşguldü.
21:39
Kağıdın hışırtısını duymasın diye dua
21:41
etti. Katladığı notu kasanın hemen
21:44
yanındaki bozuk para tabağının kenarına
21:46
lalenin ödemeyi alırken mutlaka göreceği
21:49
bir yere sıkıştırıverdi.
21:51
Lale döndüğünde Adem'in yüzü ter
21:53
içindeydi. Kız Adem'in bu halini fark
21:56
etti. "İyi misiniz?" diye sordu
21:59
endişeyle. "Renginiz solmuş. Bir su
22:01
ister misiniz?"
22:03
Adem başını iki yana salladı. Konuşursa
22:06
ağlayacaktı. Konuşursa düşüp bayılacaktı
22:09
oracıkta.
22:10
Hayır diyebildi zorlukla. Teşekkürler.
22:15
Acelem var.
22:17
Paketi aldı. Parasını tezgaha bıraktı.
22:20
Lalenin gözlerine son bir kez sanki
22:23
ezberlemek istercesine baktı. Hoşça kal
22:27
dedi. Bu basit bir veda değildi. Bir
22:31
Allah'a ısmarladıktı. Bu dükkandan
22:33
fırlarcasına çıktı. Kapı kapandığında
22:36
ciğerlerindeki bütün havayı boşalttı.
22:39
Yapmıştı. söylemişti. Artık ok yaydan
22:42
çıkmıştı. Eve dönüş yolu gidişinden çok
22:45
daha zorlu oldu. Bacakları onu taşımakta
22:48
zorlanıyordu. Gözlerinin önünde siyah
22:50
noktalar uçuşuyordu. Eve vardığında
22:53
kapıyı annesi açtı. Adem annesinin
22:56
kollarına yığılırcasına bıraktı kendini.
22:59
"Yaptım anne." dedi fısıltıyla.
23:01
"Bıraktım notu."
23:03
O gün ve gece Adem için ateşler içinde
23:06
geçti. Vücudu harcadığı bu son enerjinin
23:09
bedelini ödetiyordu sanki. Yatağından
23:12
kalkamadı. Annesi başında sabaha kadar
23:15
nöbet tuttu. Alnına sirkeli bezler
23:18
koydu. Dualar okudu. Ertesi gün Adem
23:22
kitapçıya gidemedi. Ondan sonraki gün de
23:25
gidemedi. O da sessizdi. Sadece Adem'in
23:29
zorlu nefes alışverişleri duyuluyordu.
23:32
Gözleri sürekli baş ucundaki
23:34
telefondaydı. O telefon çalacak mıydı?
23:37
Yoksa o not bir çöp kutusuna mı
23:39
atılmıştı? Belki Lale onu yanlış
23:42
anlamıştı. Belki kızmıştı. Belki de
23:45
gülüp geçmişti. Bu düşünceler
23:47
hastalığından daha çok acı veriyordu
23:49
Adem'e. Aramayacak anne. Dedi ikinci
23:51
günün akşamında. Sesi umutsuzdu. Beni
23:54
neden arasın ki? Ben kimim? Sadece her
23:57
gün gelip susan garip bir yabancıyım.
23:59
Annesi sabret oğlum. Dedi. Kısmetse
24:02
gelir. Değilse mevla ne eylerse güzel
24:05
eyler.
24:07
İkinci günün gecesi sessizlik daha da
24:09
ağırlaştı. Evin içinde zaman durmuş
24:12
gibiydi. Adem [müzik] artık tamamen
24:14
yatağa bağlanmıştı. Pencereden sokağa
24:17
bile izleyemiyordu ve üçüncü günün
24:19
sabahı evin sessizliğini koridordaki
24:23
telefonun tiz sesi bıçak gibi kesti.
24:26
Adem yattığı yerden irkildi. Annesi
24:28
mutfaktan koşarak çıktı. Telefon ısrarla
24:31
çalıyordu. Adem'in kalbi hasta göğsünde
24:35
gümbür gümbür atıyordu. Annesi ahizeyi
24:38
kaldırdı.
24:40
"Alo." dedi yaşlı kadın sesi titreyerek.
24:43
Karşı taraftan gelen ses Adem'in odasına
24:46
kadar ulaşamıyordu ama annesinin yüz
24:48
ifadesi her şeyi anlatıyordu. Kadının
24:51
yüzü önce şaşkınlıkla gerildi. Sonra
24:53
hüzünlü bir yumuşama yayıldı çehresine.
24:56
"Aleykümselam kızım." dedi annesi.
24:58
[müzik] "Evet." Evet. Adem'in annesiyim.
25:02
Adem yatağında doğrulmaya çalıştı ama
25:04
gücü yetmedi. Sadece başını kapıya doğru
25:07
çevirebildi.
25:09
Annesinin gözleri dolmuştu. Telefondaki
25:11
sesi dinledi bir süre. Sonra Adem'e
25:14
baktı. Gözlerinden yaşlar süzülmeye
25:17
başladı. "Oğlum!" dedi. Telefondaki
25:20
kişiye değil, Adem'e hitaben
25:21
fısıldayarak. Sonra tekrar telefona
25:24
döndü. Kızım o şu an konuşabilecek
25:27
durumda değil ama seni duyabilir. Annesi
25:30
telefonu uzun kablosuyla odaya kadar
25:33
getirdi. Ahize'yi Adem'in kulağına
25:35
dayadı. Adem dedi o billur ses. Ben
25:39
Lale. O an Adem için dünya üzerindeki
25:42
bütün acılar dindi. Sadece o ses kaldı.
25:47
Adem kulağındaki o seste lalenin ben
25:50
lale deyişinde ömrü boyunca aradığı
25:52
huzuru bulmuştu. gözlerini zorlukla
25:55
araladı. Annesine baktı. Dudaklarının
25:58
kenarında acının gölgelemediği saf ve
26:01
teslimiyet dolu bir tebessüm belirdi.
26:04
Konuşmaya gücü yoktu ama nefesi o zamana
26:07
kadar aldığı en hafif, en rahat nefesti.
26:11
Sanki o ses ruhunu bedeninin
26:13
hapishanesinden azat etmişti. Telefonu
26:16
tutan annesi oğlunun bu halini görünce
26:19
hıçkırığını içine gömdü. Adem gözlerini
26:23
yavaşça kapattı. Karşı taraftaki lale,
26:26
"Alo, orada mısınız?" diye sormaya devam
26:29
ediyordu. Ama Adem artık o sorunun
26:32
cevabını veremeyeceği bir diyara doğru
26:34
yola çıkmıştı. Annesi Ahize'yi
26:36
kulağından çekti. Sessizce kapattı. O
26:40
gece Adem'in odasındaki ışık sabaha
26:42
kadar sönmedi. Ama Adem'in feri, güneş
26:45
doğmadan hemen önce söndü. Bir mumun
26:47
bitişi gibi gürültüsüz, isyansız ve
26:51
sakindi gidişi. Sonraki günler evin
26:54
içinde bir sis bulutu gibi geçti.
26:56
Kapının önünde biriken ayakkabılar,
26:58
mutfakta kaynayan helva kokusu, gelen
27:01
giden komşuların fısıltılı konuşmaları.
27:04
Annesi taziyeleri kabul ederken bir
27:06
heykel gibiydi. Ruhu çekilmiş, geriye
27:10
sadece acıya dayanmaya programlanmış bir
27:12
beden kalmıştı.
27:14
"Oğlum kurtuldu." diyordu soranlara.
27:17
Acıları bitti ama kendi acısının daha
27:21
yeni başladığını, o evin her köşesine
27:23
sinmiş hatıraların üzerine çökeceğini
27:25
biliyordu. Cenaze kalktı, kalabalık
27:28
dağıldı, sesler sustu. Ev o korkunç
27:31
[müzik] ve derin sessizliğine geri
27:32
döndü. Artık ne bir öksürük sesi, ne
27:35
merdiven gıcırtısı, ne de odaya giren
27:38
bir bardak çayın tıkırtısı vardı. Annesi
27:41
cenazenin üzerinden üç gün geçtikten
27:44
sonra cesaretini toplayıp odaya
27:46
girebildi. Kapıyı açtığında içerideki
27:49
hava hala Adem kokuyordu. İlaç, kitap ve
27:53
limon kolonyası karışımı o tanıdık koku.
27:57
Yaşlı kadın yatağın kenarına oturdu.
28:00
Yastığı kucağına aldı. Derince kokladı.
28:03
Gözyaşları yastığın kılıfını ıslatırken
28:05
bakışları dolaba takıldı. Oğlunun son
28:08
günlerinde biriktirdiği, üzerine
28:10
titrediği o hazine oradaydı. Ayağa
28:13
kalktı, dolabın kapağını açtı. Rengarenk
28:17
paketler sanki Adem birazdan gelip
28:19
onları alacakmış gibi muntazam bir
28:21
şekilde duruyordu. Annesi o paketlere
28:24
bakarken Adem'in o çocuksu heyecanını
28:27
hatırladı. Neden?" diye sordu kendi
28:30
kendine. "Neden hiç açmadın bunları
28:33
oğlum?"
28:34
Merak ve hüzünle elini uzattı.
28:37
En üstteki paketi mavi ambalajlı olanı
28:40
aldı. Adem'in dokunmaya kıyamadığı o
28:43
kağıdı titreyen parmaklarıyla yırttı.
28:46
İçinden klasik bir roman çıktı ama
28:49
kitabın kapağını araladığında yere
28:51
süzülen küçük katlanmış bir kağıt
28:53
parçası gördü. Yaşlı kadın eğildi,
28:57
kağıdı aldı. Bu bir kitap ayracı
29:00
değildi. Bu el yazısıyla yazılmış bir
29:03
nottu. gözlüklerini düzeltti ve okumaya
29:06
başladı.
29:07
>> Merhaba. Seni dükkanda her gördüğümde
29:10
kelimelerin kifayetsiz kaldığı o
29:12
sessizliğinde öyle derin bir şeyler
29:15
hissediyorum ki seni öyle içten, öyle
29:18
samimi buldum ki yakından tanımak
29:21
isterim. Belki bir gün konuşuruz. Lale.
29:24
>> Annesi dona kaldı. Eli ağzına gitti. Bir
29:28
hıçkırık boğazından koptu. Ama bu
29:31
seferki acıdan değil, şaşkınlık ve
29:34
kahırdandı.
29:36
Adem sevgisinin karşılıksız olduğunu
29:38
sanarak kendi sessiz dünyasında eriyip
29:41
gitmişti. Oysa açmadığı her pakette onu
29:44
bekleyen bir cevap, ona uzanan bir el
29:47
varmış. Titreyen elleriyle dolaba tekrar
29:51
uzandı. Bir paket daha aldı. Hırsla,
29:55
aceleyle açtı. Bu sefer yine bir kitap
29:58
ve yine içinden düşen bir not.
30:00
>> Bugün yine geldin ama yine sustun.
30:03
Gözlerindeki hüzün beni de yaralıyor.
30:06
Umarım bu sefer satırların arasına
30:08
sakladığım bu çay içme teklifime bir
30:11
cevap verirsin. Sadece bir çay.
30:14
Sevgilerimle Lale.
30:16
>> Annesi olduğu yere halının üzerine çöktü
30:19
kaldı. Etrafında açılmış hediye
30:21
paketleri, kucağında kitaplar ve elinde
30:24
kağıtlar. Yüreği oğlunun kaderine, bu
30:27
talihsiz, bu kederli aşkın
30:29
ıskalanmışlığına yanıyordu. Adem aşkını
30:33
kalbine gömüp gitmişti. Ama aşkı aslında
30:36
avuçlarının içindeymiş de haberi yokmuş.
30:39
Ah oğlum diye inledi kadın. Ah benim
30:42
bahtsız yavrum. Cennet bahçesiymiş
30:44
elindeki. Sen kuru dal sanıp
30:47
saklamışsın.
30:48
Sırada daha bir sürü paket vardı. Her
30:51
biri okunmamış bir mektup, duyulmamış
30:55
bir seslenişti.
30:57
Odanın zeminine oturmuş yaşlı kadın
30:59
etrafına saçılan renkli kağıtların
31:01
ortasında hayatının en büyük enkazıyla
31:04
yüzleşiyordu. Her yırtılan kağıt sesi
31:07
yüreğinde yeni bir yara açıyordu.
31:10
Adem'in sessizliği meğer bir kaçış
31:12
değil, büyük bir yanlış anlaşılmanın
31:14
kurbanıymış. O sessiz odada yıllarca
31:17
konuşulmamış kelimeler şimdi kağıt
31:20
parçalarından haykırıyordu. Annesi
31:22
gözyaşlarını bileğiyle silip bir paket
31:25
daha aldı eline. Bu diğerlerinden daha
31:28
özenli sarılmıştı.
31:30
Kırmızı bir kurdeleyle bağlanmıştı.
31:33
Sanki içinde sadece bir kitap değil atan
31:36
bir kalp vardı. Kurdeleyi çözerken
31:39
elleri o kadar çok titriyordu ki birkaç
31:42
kez durmak zorunda kaldı. Paketi açtı.
31:46
içinden çıkan kitabın kapağını kaldırdı.
31:48
Yine o mavi mürekkepli inci gibi yazı.
31:52
Bu sefer kağıt katlanmamış. Kitabın ilk
31:55
sayfasına yapıştırılmıştı.
31:57
Annesi genzini yakan o acı yumruyu
32:00
yutkunarak okumaya başladı.
32:02
>> Sen gerçekten iyi ve saygılı bir
32:04
insansın. Senden bir ses, bir işaret
32:07
gelmedikçe sürekli yazıyorum ama garip
32:11
oluyor biliyorum. Belki de rahatsız
32:13
ediyorum seni. Belki de yanlış anladım
32:15
bakışlarını ama hislerimde yanılmadığımı
32:18
biliyorum." Kadın başını kaldırdı. Boş
32:22
yatağa baktı. "Yanılmadın kızım." dedi
32:24
fısıltıyla. "O da yandı. Senin yandığın
32:27
gibi. Ama dili dönmedi. Cesareti
32:30
yetmedi.
32:32
Gözleri tekrar nota döndü. Yazının
32:34
devamı bir bıçak gibi keskin ve geri
32:36
döndürülemezdi.
32:38
>> Hadi bu akşam çay içelim artık.
32:40
Erteleme. Hayat ertelemeye gelmez. Belki
32:43
de ömrümüz bir demlik çay kadardır.
32:46
Demini almasını beklerken soğutmayalım.
32:49
Gel birlikte içelim ömrümüzün son
32:52
demlerini. Sevgiler.
32:54
>> Annesi kağıdı göğsüne bastırdı. Ah! Diye
32:58
bir feryat koptu dudaklarından. Sessiz,
33:01
derinden ciğerden gelen bir ah ömrümüz
33:04
bir demlik çay kadardır." demişti kız.
33:08
Adem'in ömrü o çay demini alana kadar
33:10
bitmişti. Oysa çay soğumuş, bardak boş
33:14
kalmış, masa devrilmişti. Adem son
33:17
demlerini yaşadığını biliyordu ama o
33:19
demleri sevdiğiyle içebileceğini hiç
33:21
bilememişti. Eğer o paketi açsaydı, eğer
33:24
o korkusunu yenip o kağıdı okusaydı,
33:27
belki de son günlerini o parkta, o kızla
33:30
elleri ellerinde geçirecekti. Belki ölüm
33:33
yine gelecekti ama böyle yarım, böyle
33:35
eksik, böyle pişman gelmeyecekti.
33:38
Yaşlı kadın odaya yayılan kitaplara
33:40
baktı. 20'ye yakın kitap, 20'ye yakın
33:44
cevapsız mektup. Her biri Adem'in beni
33:47
sevmiyor. Ben kimim ki? diyerek kendine
33:50
kurduğu zindanın tuğlalarıydı. Oysa kapı
33:53
hep açıkmış. Oysa anahtar hep
33:55
avucundaymış. Dışarıda akşam ezanı
33:58
okunuyordu. Odanın içi loşlaşmıştı.
34:01
Annesi yerde dağınık duran kitapları tek
34:04
tek topladı. Onları bir bebek kucaklar
34:07
gibi göğsüne bastırdı. Adem'in kokusu
34:10
sinmişti paketlere. Bir de o kızın
34:12
lalenin umudu sinmişti. Ayağa kalktı.
34:16
Dizleri sızlıyordu ama yüreğindeki
34:18
sızının yanında bu hiçti. Masanın
34:21
üzerindeki telefona baktı. Lale. O da şu
34:25
an bir yerlerde. Belki de Adem'in neden
34:28
hiç cevap vermediğini, neden notunu
34:30
bırakıp kaçtığını ve sonra neden
34:33
öldüğünü düşünüyordu. Kızcağız da yarım
34:36
kalmıştı. Onun da hikayesi başlamadan
34:39
biten bir romana dönmüştü. Annesi bunu
34:42
bilmeli. Dedi kendi kendine. O kız
34:45
oğlumun onu sevmediğini sanmasın.
34:47
Oğlumun aşkını mezara cevapsız sorularla
34:49
götürmesin." kararını verdi. Bu
34:52
kitapları, bu notları toplayacaktı ve
34:55
yarın yarın o dükkana gidecekti. Adem'in
34:58
yapamadığını yapacak, açamadığı
35:00
paketleri sahibine geri götürecekti. Bu
35:03
oğluna olan son borcuydu. Gece
35:05
çöktüğünde kadın Adem'in yatağına
35:07
uzandı. Yanında açılmış paketler,
35:09
kitaplar ve notlar duruyordu. Rüyasında
35:12
Adem'i gördü. Bir çay bahçesinde
35:14
oturuyordu. Karşısında bir sandalye
35:16
boştu.
35:17
Adem gülümsüyor, masadaki iki bardak
35:19
çayın dumanını izliyordu. "Bekliyorum
35:22
anne." diyordu. "Çay soğumasın."
35:26
Sabah gökyüzü kurşuni bir renge
35:28
bürünmüştü. Sanki şehirde o evdeki yasa
35:31
eşlik ediyor, güneş yüzünü göstermeye
35:33
utanıyordu. Annesi Adem'in odasından
35:37
topladığı o 20'ye yakın kitabı büyük bez
35:40
bir çantaya [müzik]
35:41
yerleştirdi. Çanta ağırlaşmıştı ama bu
35:44
ağırlık kağıdın değil yaşanmamış bir
35:47
hayatın ağırlığıydı.
35:49
Evden çıkarken son kez koridordaki
35:52
aynaya baktı. Gözlerindeki fer sönmüştü
35:55
ama duruşunda bir görev bilinci vardı.
35:58
Bu bir annenin oğluna yapacağı son
36:01
hizmetti. Kapıyı kilitledi. Anahtarın
36:04
çıkardığı o metalik ses bir devrin
36:07
kapanışını ilan etti. Yol boyunca
36:09
[müzik] kimseyle göz göze gelmedi.
36:12
Adımları onu Adem'in her gün heyecanla
36:15
gittiği, her dönüşünde biraz daha
36:18
suskunlaştığı o yola götürdü. Kitapçı
36:21
dükkanının sokağına girdiğinde kalbi
36:23
hızlandı. Adem'in kalbi de burada böyle
36:26
çarpıyordu demek ki. dükkanın önüne
36:29
geldi. Vitrindeki kitaplar aynıydı ama
36:32
dükkanın ışığı sönük gibiydi. Kapıyı
36:35
itti. O pirinç zil bu kez acı bir inilti
36:39
gibi çınladı. İçeride tezgahın arkasında
36:42
lale oturuyordu. Başını ellerinin
36:45
arasına almış boşluğa bakıyordu.
36:48
Zilin sesini duyunca irkildi. Başını
36:51
kaldırdı. Gözleri şişmiş, yüzü solmuştu.
36:55
Tıpkı susuz kalmış bir lale gibi boynunu
36:57
bükmüştü. Yaşlı kadını görünce önce
37:00
tanımadı. Sonra o telefondaki sesin
37:04
sahibini, "O hüzünlü Adem'in annesiyim"
37:07
diyen kadını hatırladı. Ayağa kalktı,
37:10
sendeledi. "Teyze diyebildi sadece. Hoş
37:15
geldiniz." Annesi konuşmadı. Ağır
37:18
adımlarla tezgaha yaklaştı. Elindeki bez
37:21
çantayı tezgahın üzerine, o soğuk ahşab
37:24
üstüne bıraktı. Çantanın içinden lalenin
37:27
o özenle sardığı rengarenk paketlerinden
37:30
arınmış ama notları hala içlerinde duran
37:33
kitapları tek tek çıkarmaya başladı. 1 2
37:38
5 10 20. Kitaplar tezgahın üzerinde bir
37:42
kule gibi yükseldi. Lale nefesini tutmuş
37:45
izliyordu. Gözleri büyüdü. Eli
37:47
titreyerek en üstteki kitaba uzandı.
37:50
Kapağını kaldırdı. Kendi el yazısıyla
37:53
yazdığı günlerce cevap beklediği o notu
37:55
gördü. "Bunlar" dedi Lale sesi
37:59
titreyerek. "Bunları okumadı mı?" Annesi
38:04
Lale'nin gözlerinin içine baktı. "O
38:06
bakışta 1000 yıllık bir keder vardı."
38:09
"Açmadı kızım." dedi. Sesi o kadar
38:11
yumuşak ama o kadar yıkıcıydı ki korktu.
38:16
Senin onu istemediğini sandı. Her paketi
38:19
bir reddediliş korkusuyla dolaba
38:21
sakladı. O senin sadece bir satıcı
38:23
nezaketi gösterdiğini sandı. Senin de
38:26
yandığını bilmedi.
38:28
Lale olduğu yere yığılırcasına oturdu.
38:31
Ellerini yüzüne kapattı. Hıçkırıkları
38:34
dükkanın tozlu rafları arasında
38:36
yankılandı.
38:37
Ben dedi Lale hıçkırıklarının arasından.
38:40
>> Ben o cevap vermedikçe daha çok yazdım.
38:43
Okuyor da susuyor sandım, utanıyor
38:46
sandım. Meğer meğer hiç bilmemiş.
38:50
>> Annesi tezgahın arkasına geçti. Lalenin
38:53
omzuna dokundu. Ağlama kızım." dedi. O
38:57
gitti ama giderken sesini duydu. Son
39:00
nefesinde senin adını duyarak gitti. Bu
39:02
ona yetti. Ama ben istedim ki sen bil.
39:06
Sen bil ki oğlumun sevgisi karşılıksız
39:10
değildi. O seni o paketleri açamayacak
39:13
kadar çok sevdi. Sonra çantasının
39:16
dibinden Adem'in hiç kullanmadığı
39:19
odasında sakladığı o küçük not defterini
39:21
çıkardı. İçinde Adem'in hiç göndermediği
39:25
karalamalarla dolu tek bir sayfa vardı.
39:27
Lale'ye uzattı. Lale bulanık gözlerle
39:31
kağıdı okudu.
39:32
Bugün ona yine gidiyorum. Adını
39:35
bilmiyorum ama gülüşü ömrüme ömür
39:38
katıyor. Keşke vaktim olsaydı. Keşke ona
39:41
bir çay ısmarlayacak kadar yarınım
39:43
olsaydı." Lale kağıdı göğsüne bastırdı.
39:47
Acıyla huzur birbirine karıştı. Annesi
39:50
dükkanın köşesindeki küçük tüpün
39:51
üzerinde duran çaydanlığa baktı. "Hadi!"
39:55
dedi. "Hadi kızım o çayı demle. Sözün
39:58
vardı. Ömrümüz bir demlik çay kadardır."
40:01
demiştin notunda. Adem gelemedi ama ben
40:04
geldim. Onun yerine onun niyetine içelim
40:07
o çayı.
40:09
Lale gözyaşlarını sildi. Titriyen
40:11
elleriyle çaydanlığı aldı. Suyu koydu,
40:15
demi kattı. Dükkanın içine taze
40:17
demlenmiş çay kokusu yayıldı. O koku
40:20
ölümün soğukluğunu bir nebze olsun
40:22
kırdı. İki kadın dükkanın ortasındaki
40:26
küçük masaya oturdular.
40:28
Lale tepsiye ü bardak koydu. Biri
40:31
kendine, biri Adem'in annesine, biri de
40:34
masanın boş tarafına. Çaylar bardaklara
40:37
döküldü. Buharları birbirine karışıp
40:40
yükseldi. Dışarıda yağmur başlamıştı.
40:44
Camlara vuran damlalar içerideki
40:46
sessizliğe ritim tutuyordu.
40:48
Annesi boş bardağa baktı. Sanki oradan
40:51
buharın arkasından Adem gülümsüyordu.
40:54
"Hakkını helal et oğlum." dedi içinden.
40:58
Bak sevdiğinle çay içiyorsun işte. Lale
41:01
çayından bir yudum aldı. Boğazı yandı
41:04
ama içi ısındı. Adem yoktu ama aşkı iki
41:08
kadının ortasında o masada o dumanı
41:11
tüten bardakta cap canlı duruyordu.
41:13
Hikaye bitmişti ama sevgi ölümden sonra
41:16
bile demlenmeye devam ediyordu. Evet
41:19
sevgili dostlar hikaye bitti ama o
41:22
masadaki üç bardak çayın dumanı eminim
41:25
şu an hepimizin boğazında bir düğüm
41:27
olarak kaldı. Adem ve Lale'nin hikayesi
41:30
bize sadece hüzünlü bir aşkı değil, aynı
41:33
zamanda varsayımların hayatımızı nasıl
41:36
çaldığını da anlattı.
41:38
Adem hastalığından değil belki de asıl
41:41
susmaktan kaybetti. Avuçlarının içinde
41:44
koca bir cennet bahçesi varken o kendini
41:47
kurak bir çölde sandı. Korktu, çekindi
41:50
ve "Benim için çok geç." diyerek
41:52
mutluluğu kendi elleriyle erteledi. Oysa
41:55
sadece bir paketi, tek bir paketi açmaya
41:57
cesaret etseydi son günleri pişmanlıkla
42:00
değil aşkla geçecekti. Lalen'nin o
42:03
meşhur notunda dediği gibi ömrümüz bir
42:05
demlik çay [müzik] kadar. Demini
42:08
almasını beklerken hayatı soğutmayın.
42:10
Sevdiklerinize "Seni seviyorum" demek, o
42:13
adımı atmak veya o paketi açmak için
42:16
mükemmel zamanı beklemeyin. Çünkü o
42:18
zaman hiç gelmeyebilir ve geriye sadece
42:21
yaşanmamışlıkların o ağır sessizliği
42:24
kalır. Bugün bu videoyu kapattıktan
42:27
sonra bir iyilik yapın kendinize.
42:29
Ertelediğiniz o sözü söyleyin. O aramayı
42:32
yapın. Eğer bu hikaye sizin de kalbinize
42:35
dokunduysa duygularınızı ve içinizde
42:37
kalan keşkeleri yorumlarda bizimle
42:39
paylaşın. Orada dertleşelim. Bir sonraki
42:42
yaşanmış gerçek hikayede, açılmış
42:45
paketlerde ve hiç soğumayan çaylarda
42:47
buluşmak üzere. Hoşça kalın sevgili
42:50
dostlar. [müzik]
42:56
>> [müzik]
43:02
>> Yaşanmış Gerçek Hikayeler kanalına abone
43:04
olmayı ve videoyu beğenmeyi ihmal etme.
43:07
Be
#Arts & Entertainment
#Mental Health
#Depression
#Family & Relationships

